HPV Aşısını Siz Hala Yaptırmadınız Mı?
23/05/2017
Smear Testinizi Yaptırıyor musunuz?
23/05/2017

Myom Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Myom özellikle üreme çağındaki (18-45 yaş) kadınların %25 de yani her 4 kadından 1’de görülen rahim duvarından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir (kanser değil). Genelde kadınlar arasında ‘rahmimde ur var, miyon, minyon…’ şeklinde telafüz edilse de tıbbi literatürde Fibroid, fibromyom, myoma veya leiomyoma terimleri ile anılır.

%25 sıklıkta görüldüğünü söylememize rağmen yapılan çalışmalarda, ameliyatlarda, patolojik incelemelerde, otopsilerde bu oranın daha fazla olduğu söylenmektedir.

 

Peki nedir myom?? Neden oluşur??

Öncelikle rahmin yapısından bahsetmekte fayda var. Rahim anatomik olarak üç duvardan oluşmaktadır. En içteki tabakaya ‘endometrıum’ denir ve bu tabaka her ay adet siklusu ile değişim gösterir, gebelik oluşmazsa eğer bol damarlı bir tabaka olduğu için kanama ile atılır. Yeni adet dönemi ile tekrar kalınlaşır ve gebelik için kendini hazırlar.

Ortada bulunan tabakaya ‘myometrıum’ denir. Bu tabaka düz kas hücreleri dediğimiz hücrelerden oluşur ve istemsiz olarak kasılır. En önemli görevi doğum esnasında kasılarak rahim içinde bulunan bebeğin ve eşinin yani plasentanın dışarı atılmasını sağlar. Aynı zamanda aylık adet kanamalarında rahim içindeki kanın dışarı atılmasını sağlar.

En dış tabakaya ise ‘seroza’ denir ve rahmin yüzeyini sarar, rahmi karın boşluğunda yan duvarlara tutunmasını sağlar. Destek tabakasıdır.

Rahim ortalama 50-80 gram ağırlığındadır. Tabi bu durum kişiden kişiye, kişinin yaşına ve geçirilen gebelik sayısına göre değişiklik gösterebilir. Gebelik sırasında büyüyerek yaklaşık 1 kg ağırlığına kadar ulaşabilmektedir. Doğum sonrası 6 haftalık lohusalık sürecinde ise eski haline geri döner. Vücudumuzun hiçbir organı bu kadar büyüyüp küçülebilme özelliğine sahip değildir!!!

Myom ise myometrıum dediğimiz iç tabakanın düz kas hücrelerinden köken almaktadır. Tek bir hücrenin iyi huylu tümöral gelişim göstermesi ile oluşur. Yapılan çalışmalar ile neden oluştuğuna dair kesin bir bilgi olmamasına rağmen bu konuda teoriler var. En önemli teori hormonların özellikle östrojen dediğimiz hormonumuzun etkisi ile oluşmaktadır. Bilimsel çalışmalarda diğer hormonlarında (progesteron) etkisi araştırılmış ama kesin bilgiye ulaşılamamıştır. Özellikle Hormon aktif dönemde görülmesi teoriyi güçlendirmektedir. Ergenlik döneminde görülmemesi ve menopoz ile beraber myomlarda küçülme görülmesi, gebelik döneminde hormonların son derece arttığı süreçte bazen büyüme göstermesi hormonların etkili olduğu teoriyi güçlendirmektedir.

 

Myomların Türleri

Myom rahim duvarında yerleştikleri yere göre isimlendirilirler.

  • Submüköz myom: rahim iç duvarı olarak nitelendirdiğimiz ‘endometrıum’ tabakasının altına yerleşmiş olanlardır. Myom büyüdükçe rahim iç duvarını iterek düzensiz yapı göstermesine neden olur. Bu durum hastada düzensiz adet kanamaları, ara kanamalar gibi şikayetlere neden olabilir. Bazen rahim içine büyüyerek saplı hale gelebilir ve rahimağzından vajina içine doğru yerleşebilirler. Bu duruma ‘vajene doğmuş myom’ denir. Saplı submüköz myomlar kendi etrafında dönerek kanama, ağrı şikayetine neden olabilir. Kanlanması bozulan myom endometrial yüzeyde nekroz ve enfeksiyon riskine de açıktır. Gebe kalmakta problem yaşayan hastalarda başka hiçbir neden bulunamadıysa myom varlığı gebeliğin oluşumuna endometrial yüzeyi bozması nedeniyle engel olabilir yada düşüklere neden olabilir.
  • İntramural myom: Rahim kas tabakası içinde yerleşmiş myomlardır. En sık görülen  tiptir. Büyüdüklerinde rahim boyutlarında artma (kugel myomu) olur. Her hastada olmasa da bazı hastalarda yine adet düzensizlikleri ve kısırlığa neden olabilirler.
  • Subserozal myom: Rahim dış yüzeyinden köken alıp dışına doğru büyüyen myomlardır. Rahimde asimetrik büyümelere neden olabilirler. Karın boşluğuna doğru hiçbir bulgu vermeden  çok büyük boyutlara ulaşabilirler. Saplı olan tipleri kendi etrafında büyüyerek ciddi karın ağrısı yapabilir (akut batın). Ayrıca etrafındaki dokulara yaptıkları bası nedeniyle şikayet yaratabilir.
  • İntraligamenter myom: Rahmi karın boşluğunda duvarlara tutunmasını sağlayan ‘ligaman’ dediğimiz bağlarda görülen myom türüdür.
  • Servikal myom: rahimağzında gözlenen myomlardır. Myomun büyümesi ile idrar torbasına baskı yaparak sık idrara çıkma, ağrılı idrar yapma, idrar kaçırmalara neden olabilir.

Tanı nasıl konulur?

Genellikle jinekolojik muayeneler esnasında rastgele belirlenirler. Tanı da en çok kullanılan yöntem ultrasonografidir. Karından ya da vajinal yoldan yapılan inceleme esnasında farkedilirler ve myomun tipi hakkında da bilgi sahibi olunabilir.

Sıklıkla hiçbir şikayete neden olmadıkları için çoğu kadında farkedilmeyebilir, ya da başka bir nedenle yapılan incelemelerde, karın boşluğunun açıldığı ameliyatlarda fark edilebilirler.

 

Myom ne gibi şikayetlere neden olur??

Myomlar çoğu kadında hiçbir şikayete neden olmaz. Bulgu veren myomlarda ise görülen şikayetleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Anormal kanamalar: En sık görülen şikayettir. Özellikle submüköz ve intramural yerleşimli myomu olan kadınlarda adet kanamasının fazla olması, çocuk bezi kullanmayı gerektirecek kadar çok olması ve ara kanamalar izlenebilir. Fazla miktarda kanaması olan hastada myom tespit edilmesi kanamaya neden olan diğer faktörleri (endometrial hiperplazi, polip, kanser hastalıkları, hormonal bozukluklar…) dışlamaz. O nedenle mutlaka diğer nedenler üzerinde de durulmalı ve araştırılmalıdır. Myomun kanamayı artırmasının neden rahim iç duvarı ‘endometrıum’ yüzey alanının artmasına bağlıdır. Yani kanayacak alan çoğalmıştır. İlk zamanlar sadece adet kanama miktarında artışa neden olurken, büyümesiyle beraber hem kanamayı artırır hem de kanama süresini uzatır. Bu aşırı kanamalar kadında kansızlığa yani anemiye neden olur. Kanama artmasının diğer nedenleri ise rahim duvarının kasılma yeteneğinde bozulma yaratması, yeterince kasılamaması, rahimdeki damarlanmanın artması, özellikle submüköz myomlarda endometrial yüzeyde ülser, nekroz yaratması nedeniyle de olabilir.

Kanama fazlalığı olan hastalar neredeyse saatte bir ped değiştirmek zorunda kalabilir, kıyafetlerine kan geçme endişesi yaşayabilir ve bu nedenlerle sosyal ve iş yaşamından uzak kalabilir.

  • Pelvik ve kasık ağrısı: Nadiren görülen bir bulgudur. Ağrısız adet gören myomu olan kadında ağrıların başlaması ya da adetleri zaten ağrılı olan ama ağrısında arma olan hastada myomun yarattığı bir ağrıdan bahsedilebilir. Rahim duvarında yer alan myomları rahim yabancı bir cisim olarak görüp onu atmak için kasılmaları arttırabilir. Bu durum da hastada ağrı olarak hissedilir. Bazen myomun büyüklüğü ve yerleştiği yere bağlı olarak çevre dokularda sinirlere bası yapması sonucunda  ağrıya neden olabilir. Bazen de özellikle saplı myomlarda kendi etrafında dönmeleri, yüzeyinde ülser ve enfeksiyon gelişmesi, kanlanmasını sağlayan damarda tıkanıklık olması ağrıya neden olabilir.
  • Karın şişliği: Özellikle zayıf ve boyutları artmış hastalarda karın içinde ele gelen sert kitle şeklinde hissedilebilirler.
  • Bası semptomları: Myomlar özellikle büyüyerek etraf dokulara bası yapıp şikayetlere neden olabilir. Bazen de büyüklük dışında yerleştiği yer nedeniyle bası semptomları oluşturabilir. İdrar torbasına bası yaparak, idrar yapmada zorluk, ağrılı idrara yapma, idrar kaçırma, idrar yolları üzerinde yaptığı bası nedeniyle idrar kanallarında şişmeye neden olabilir. Bağırsak çıkış yolu üzerinde yaptığı bası nedeniyle ağrılı dışkılama yada kabızlığa neden olabilir. Rahimağzına yerleşen myomlar da  vajinal akıntı, kanama, cinsel ilişki sırasında ağrı ve kısırlık gibi durumlara neden olabilir.
  • Kısırlık ve gebelik sorunları: Her myomu olan kadın da olmasa da yerleştiği yere göre bazı kadınlarda gebe kalmakta soruna yada gebeliğin devamında sorunlara neden olabilmektedirler. Kısırlık sorunu yaşayan hastalar da mutlaka kısırlığa neden olabilecek tüm nedenler araştırılmalıdır. Sadece myomun varlığı her zaman tek başına kısırlık nedeni olmayabilir. Myom özellikle yerleştiği yere göre rahimağzına yerleşmiş ise, rahim ile tüpün birleştiği köşeye yerleşmiş ise tıkayıcı özellik gösterip spermin yumurta ile buluşmasına engel olabilir. Bu durum kısırlık ile sonuçlanır. Myomlu kadınların gebelik durumlarında ise şu şekilde anormallikler yaşanabilir;
  1. Rahim yapısında şekil bozukluğu yaratması, özellikle tüplerde sperm yumurta buluşmasını bozabilir
  2. Rahim iç duvarı düzenini bozarak döllenmiş yumurtanın rahim içine yerleşmesini engelleyebilir ve düşüklere neden olabilir
  3. Myomun varlığı nedeniyle rahim iç kapasitesin de azalma bebeğin büyüyeceği alanı daraltabilir ve hem düşüklere hem de erken doğuma neden olabilir
  4. Doğum yolunu tıkayarak normal doğuma engel olabilir
  5. Doğum esnasında rahim myom varlığı nedeniyle yeterince kasılamayabilir ve bebeğin uygunsuz doğum kanalına girmesine neden olarak sezaryen ihtimalini artırır
  6. Doğum sonrası yeterince kasılamayan rahim nedeniyle anormal doğum sonu kanaması olabilir.

Myomlar kansere dönüşür mü??

En can alıcı soru budur. Pek çok kadının aklında başına iyi huylu diye eklesek de tümör adıyla anılması acaba ilerde kanser olur muyum sorusunu getirir.

Yapılan araştırmalarda myomun kansere dönüşmesi %0.5 olarak tespit edilmiş. Yani çok çok nadir bir ihtimal söz konusudur. Hatta bazı araştırmacılar myomu olan hastada gözlenen kanserin tamamen kendi kendine olduğu myom ile ilişkisi olmadığını belirtirler.

Yine de myomu olan kadınların muayenelerini ihmal etmemeleri ve myomda gelişen ani büyümeler, ateş, kilo kaybı, ağrı durumlarında mutlaka ayrıntılı incelenmesi gerekir.

Tedavi

Tedavideki ana amaç kişinin genel sağlık durumunu düzeltmek olmalıdır. Tedavi seçeneklerine karar verirken hastanın yaşı, çocuk istemi, myomun büyüklüğü ve yerleştiği yer, hastanın şikayetleri göz önünde bulundurulması gerekir. Tedavi seçenekleri şu şekildedir;

  • Sadece  izlem: Herhangi bir şikayeti olamayan, küçük boyutlarda myomu olan hastalar 3-6 aylık aralarla takip edilebilir.
  • Medikal (ilaç) tedavisi: Myomu küçültmek amacıyla kullanılan bir takı m ilaçlar vardır fakat bu ilaçlar ile pek fazla fayda sağlanamaz. Bu ilaçlar hormonal özellikte olup kullanıldığı süre içinde myom boyutlarında küçülme sağlarken ilaç bırakılınca myomtekrar eski boyutuna geri dönmektedir. Bu ilaçlar kadınlık hormonu östrojen seviyelerinde azalma meydana getirdiği için beraberinde bir takım şikayetlere neden olabilir. O nedenle uzun süreli kullanılması uygun değildir. Myoma bağlı ağır kansızlığı olan hastalarda  kansızlık tablosunun düzeltilmesi ve ameliyat öncesi myom boyutlarını küçültmek amacı ile geçici süreler kullanılabilir.
  • Cerrahi tedavi: myomun bugün için en etkili tedavisi cerrahi tedavidir. Ancak cerrahiye karar verirken hastanın yaşı, sosyal durumu, çocuk isteği, şikayetleri göz önünde bulundurulmalıdır. Cerrahi yöntem olarak sadece myomun çıkarıldığı (myomektomi) yada rahmin tamamen alındığı (histerektomi) yöntemlerden biri tercih edilir. Her iki yöntemde de açık yada kapalı (laporoskopik) ameliyatlar yapılabilir.

Cerrahi tedavi gerektiren durumları şöyle sıralayabiliriz;

  1. İlaç tedavilerine rağmen aşırı kanaması ve kansızlığı olan hastalarda
  2. Rutin ultrason takibinde büyemehızında ani artış olan myomlu hastalarda
  3. Kronik pelvik ağrısı olan ve bası semptomları bulunan hastalarda (idrar torbasına , idrar yollarına ve bağırsaklara bası)
  4. Myom büyüklüğü 12. Gebelik haftasına kadar ulaşmış hastalarda
  5. Başka sebepleri araştırılmış ama myom dışında bir bulgu olamayan kısırlık şikayeti olan hastalarda özellikle submüköz myom ve intramural myomu varsa
  6. Daha önceden myomu olup başka sesbepler açıklanamayan tekrarlayan düşükleri olan hastalarda, erken doğum yapanlarda, suyun erken gelmesi, bebeğin rahim içinde ölmesi gibi olumsuz gebelik öyküsü bulunan hastalarda
  7. Vajina içine kadar uzanmış myomu olanlarda (vajene doğmuş myom)
  8. Başka bir nedenle karından açık ameliyatı olacak kişilerde
  9. Menopoz sonrası myomunda büyüme tespit edilen hastalarda
  10. Myomun kendi etrafında dönmesi (torsiyon), myom dejenerasyonuna bağlı bulantı-kusma-ağrı olan hastalarda cerrahi tedavi gereklidir.

Sağlıklı günler dileğiyle….

 

Op. Dr. Sonay İsenlik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.